30 Haziran 2014 Pazartesi

Şöyle ufaktan bir giriş yapalım!

              
                Ben yazmayı seven ama öyle uzun uzun yazmayı bir türlü başaramayan birisiyim. Yıllarca elim klavyede, elimde kalem bir şeyler yazdım ama bir sayfayı geçemedi. Belki şahane anılar biriktiremediğimden, belki de yaşadığım şeyleri kendime bile anlatamadığımdandır. Hazır blog diye bir nimet varken anonim anonim takılmak en iyisi değil mi? Kim bilecek ya da kim görecek :D Hadi hayırlısı! Günlük tutmayı da beceremem ya ben, hep beraber göreceğiz tutacak mı?
                Bu hayatta beni belirleyen en önemli unsurun sevdiklerim olduğunu daha kendimi bilmeden anlamıştım herhalde. Hayata dair tüm küskünlüklerim, sevinçlerim, hayal kırıklıklarım, başarılarım; hepsi aklınıza gelen her şeyde sevdiklerimin eli, gönlü ya da gözü var. Bu yüzden söyleyemediğim her şeyi kağıda yazmayı adet edindim çünkü hayatınızdaki her şeyin belirleyicisi sevdikleriniz olunca onları kırmaktan, incitmekten, yanlış anlaşılmaktan ya da yalnız kalmaktan ölesiye korkmak gibi bir huy geliştiriyorsunuz. Eminim şu satırları okuyup, insan psikolojisiyle az çok ilgilenen herhangi biri ağır depresyon eşiğinde olduğumu falan düşünecek. Belki de öyleyimdir kim bilir. Babam bir keresinde mutlu insanlar yazamaz demişti. Bunun çoğunlukla doğru olduğunu söylersem yanlış söylemiş olmam herhalde. En azından benim için doğru olduğu kesin! ( Yazar burada genelleme yapmaktan kaçınıyor.) Neyse konumuza dönelim. Ne diyordum? Sevdiklerim! Hayatta en çok canınızı acıtan şeyi düşünün. Benim için hep sevdiklerim olmuştur o şey. Hangisinden nerden başlasam bilemiyorum. Madem blog tutmaya karar verdim. Beyin fırtınası şeklinde aklıma geleni yazmak en iyisi, hem kendimi belli bir kalıva girmeye zorlamazsam daha uzun süre devam edebilirim belki yazmaya. Kendimi değil de sizi düşünüyor olsam ana yemeği önce verip tatlıya geçerdim de; yazar burada biraz bencil davranıyor. Ve bundan böyle aklına geleni hop diye ortaya atıveriyor. 

                Yazar asıl anılarda görüşmek üzere şimdilik affını ister; belki döner belki dönmez!
               




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder